19 Ocak 2016

rüyada hipster görmek

İstanbul'a kar yağışının başladığı geçen gece çok anlamsız bir rüya gördüm. Rüyamdaki semboller ve günlük hayatın izleri o kadar fazlaydı ki anlam verebilmem imkansızdı.

İlk hatırladığım şey arkadaşımla birlikte vapurla Kadıköy'den Karaköy'e geçiyor olduğumuzdu. Amacımız Karaköy'de kahve içmekti. Vapurun açık kısmında oturmuş etrafı izliyorduk. Hava çok soğuktu ve kar yağıyordu.  Karşımızdaki koltukta oturan bir hipster zaman zaman sert bir yüz ifadesiyle bize bakıyordu ve bu durumdan çok rahatsız oluyordum fakat bir türlü bunu dile getiremiyordum arkadaşımla konuşurken. Ayrıca havanın soğukluğuna aldırış etmeksizin sadece bir tişört giymiş olması da beni içten içe rahatsız ediyordu. Ona baktıkça kendimi üşüyormuş gibi hissediyordum. Daha sonra dikkatimi çeken nokta kar tanelerinin suya düştüklerinde etrafa fazlaca su sıçratıyor olmalarıydı. İri bir taş gibi su sıçratıyorlardı. Halbuki yağan şey dolu bile değildi, gayet yavaş bir biçimde süzülerek inen pamuksu kar taneleriydi bunlar. Böylesine su sıçratmalarına bir türlü anlam veremiyordum. Üstelik suya çarptıklarında ses de çıkarmıyorlardı. Karaköy iskelesine yaklaşırken arkadaşımla yerimizden kalktık ve alt kata inmek için yürümeye başladık. O esnada bazı insanların dik dik bize baktığını görüyordum ve bu durum beni rahatsız ediyordu. Arkadaşım ise hiçbir şeyin farkında değildi. Vapurdan inip kahveciye doğru yürümeye başladık. Girdiğimiz  sokaktaki dükkanlarda ve kafelerde oturan insanlar -ki bunların çoğu hipster giyimli, tuhaf kişilerdi- dik dik bize bakmaya devam ediyorlardı...



Bir şeylerin ters gittiğini anlamıştım; burada istenmiyorduk. Fakat nedense arkadaşıma bunu direkt olarak açıklayamıyordum. Bunu söylemek için konuşmaya çalıştığımda hiçbir şey çıkmıyordu ağzımdan. Ben de buradan gitmemiz gerektiğini ona dolaylı yoldan anlatmam gerektiğini anladım ve "Bence Beşiktaş'a gidelim kahve için." diyebildim.Fakat ısrarla burda kahve içmek istiyordu. Nihayet dükkanın önüne geldik. İçeri girmek için kapıyı ittirdik fakat kapı açılmıyordu. Kapıyı açmak için biraz daha uğraştık ama nafileydi. O esnada dükkan sahibi olduğu anlaşılan bir adam içerden kapıyı açtı ve buraya giremeyeceğimizi söyledi. Kafedeki ve sokaktaki herkes şu an bizi izliyordu. "Buraya sadece hipsterlar girebilir." dedi kafenin sahibi. Ve ben kahkahayı bastım o anda. Arkadaşım ise büyük hayalkırıklığına uğramış görünüyordu. Kahkahamın etkisiyle çevremizde bir grup sinirli hipster toplanmaya başladı. "İlerde bir dükkan var. Oradan gözlük, şapka falan alalım, tekrar girmeyi deneriz." dedi arkadaşım. Ona uydum ve yürümeye başladık. Arkamızdan da bir grup sinirli hipster bizi takip ediyordu. Dükkanın önüne geldiğimizde kapıdaki yazıyı görünce tekrar kahkahayı bastım: "Hipster harici giremez." yazıyordu kapıda. Son kahkaham arkamızdaki kalabalık grubu iyice kızdırmış olacak ki bize doğru koşmaya başladılar. Bir süre biz kaçtık onlar kovaladılar. "Tophane'ye gidelim" diye bağırdım arkdaşıma. Biz önde kızgın hipsterlar arkada koşarak caddeyi, tramvayı geçtik ve Tophane'ye girdik. Sonra peşimizi bıraktılar. Nedense onların Tophane'ye giremeyeceklerini hissetmiştim. Yürürken bir kahvehaneye girdik ve ince belli bardakta çayımız geldi. Sonra uyandım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...