26 Haziran 2020

Mimarlıkla İlgili En Çok Merak Edilenler - 1

Mimarlık stüdyosunda sıradan bir gün...

Herkese selamlar. Sizlerden gelen yorum ve mailleri dikkate alarak mimarlıkla ilgili en çok merak edilenleri derlemeye karar verdim. Böylece aradığınız cevapları yorumlarda bulmak için zaman kaybetmezsiniz diye düşünüyorum. Bugüne kadar karşılaştığım sorulara baktığımda, genel olarak, üç farklı tipte sorular geliyor. Birinci tip sorular genellikle lise öğrencilerinden geliyor, yani henüz mimarlık okumaya başlamamış ama mimarlık tercih etmeyi düşünen öğrencilerden geliyor. İkinci tip sorular, hali hazırda mimarlık bölümlerinde okuyan, özellikle de mimarlığa yeni başlayanlardan geliyor. Üçüncü tip sorular ise mimarlıkta birkaç sene dirsek çürütmüş ileri sınıf öğrencilerinden geliyor. Mimarlık okumayı düşünenlerden sıklıkla gelen birinci kategorideki soruların bazılarını cevaplamaya çalıştım. Gelecek yazılarda diğer soruları da cevaplayacağım. Umarım tüm mimarlık öğrencilerine ve mimarlık okumayı düşünenlere faydalı olur.

1. Mimar olmak için hangi derslerde başarılı olmalıyım?

Üniversite sınavına hazırlanan veya tercih aşamasına gelen pek çok öğrencinin en çok merak ettiği sorulardan biri budur. Öncelikle bilmeniz gereken, mimarlık bölümlerinin sayısal puanıyla öğrenci aldığıdır. Bu yüzden sayısal alanda yüksek puan getirecek dersleri bilip ona göre sınava hazırlanmalısınız.

Peki mimarlıkla direkt ilişkili dersler hangileridir? Benim buna cevabım matematik, geometri ve fiziktir. Zaten üniversite mimarlık eğitiminde matematik ve fizik dersleri de vardır. Üniversitede matematikte türev ve integrale kadar dersler alınıyor. Tabi bu dersler mühendislik matematiği kadar zor değildir. Matematik ve geometri bilmek analitik düşünme ve problem çözme yeteneğinizi de geliştirir. Mimarlık zaten başlı başına 3 boyutlu problem çözme işidir. Geometri bilmek mimarlık için önemlidir. Ancak geometri bilmekten kastım, üçgenin iç açılarının toplamını bilmek veya paralel kenarın alanını hesaplamayı bilmek değildir ki bunları da zaten biliyor olmanız gerekir. Kastettiğim şudur, çevremizdeki her şeyin geometrik bir formu vardır ve bu formların tasarlanması için sürekli geometriyle haşır neşir olursunuz. Örneğin; bardak, masa, koltuk, otomobil vb. şeyler için binlerce farklı tasarım vardır ve bunların bazıları çok kullanılırken bazıları hiç kullanılmaz. Mimarlık veya tasarım disiplini temelde nesnelerin veya yapıların geometrik formlarının ve işlevlerinin bir bütünlük içinde tasarlanmasıyla ilgilenir. Bunun için 2 boyutlu ve 3 boyutlu düşünme becerisine sahip olmanız gerekmektedir. Aynı zamanda fikirlerinizi yazılı, sözlü ve görsel olarak iyi ifade etmeyi bilmeli gerektiğinde çeşitli matematiksel hesapları da yapabilmelisiniz... Mimarlık bölümünde fizik olarak da moment ve denge konuları işlenir. Bir yapının ayakta durması için mimarın tasarım yaparken belli bir statik bilgisine sahip olması gerekmektedir. Ayrıca mimarlıkta yapı fiziği diye bir ders vardır. O ders kapsamında da yapılarda gerekli olan ısı hesaplamaları yapılır ki bu da fiziğin alanına girer. Ayrıca akustik ve aydınlatma konuları işlenir. Bunlar kapsamında da ses yalıtımı; tiyatro, konser salonları vb. alanlarda akustik tasarım, aydınlatma tasarımı gibi konular işlenir. Bunlar direkt olarak fizik formulleriyle hesaplanan konulardır. Baktığınız zaman mimarlık eğitiminin çok geniş kapsamlı olduğunu görürsünüz. Ancak bunlar sadece işin temelidir. Bunlara ek olarak felsefe, psikoloji, sosyoloji, coğrafya gibi pek çok alanla ilgili zamanla kendinizi geliştirmeniz gerekmektedir.

2. Mimar olmak için iyi çizim yapmak gerekir mi? Mimar olmak için yetenek gerekir mi?

Mimar olmak için herhangi özel bir yeteneğe sahip olmak gerekmiyor. Zaten Türkiye'de mimarlık bölümleri özel yetenek sınavıyla öğrenci almıyorlar. İyi çizim yapmak mimar olmak için olmazsa olmaz değildir. Ancak çizime yeteneğiniz varsa bu size avantaj sağlar. Çünkü fikirlerinizi 2 boyutlu ve 3 boyutlu biçimde görselleştirme konusunda sıkıntı yaşamazsınız. Mimarlık bölümünü kazandıktan sonra alacağınız derslerle birlikte ihtiyacınız olan teknik çizim ve serbest el çizimi becerilerini zamanla kazanmaya başlıyorsunuz. Şöyle düşünebilirsiniz; nasıl ki bilgisayar mühendisliği okumak için kodlama bilmeniz gerekmiyorsa mimarlık okumak için de çizime özel yeteneğiniz olması gerekmiyor. Zaten bunları öğrenmek için bu bölümlere giriyorsunuz...

3. Mimarlık okumak zor mudur?

Mimarlık, zorlu bir yoldur. Mimarlık eğitiminin ülkemizdeki lise eğitimiyle hiç alakası olmadığından okulun ilk gününden itibaren afallayabilirsiniz. Mimarlık, bambaşka bir disiplin ve daha önce hiç aşina olmadığınız bir dünya olarak karşınıza çıkar. Buna alışmak için çok çalışmanız gerekir. Bir mühendislik öğrencisi lisede gördüğü matematik, fizik, kimya derslerinin devam dersi niteliğinde çok daha ayrıntılı şekilde yine matematik, fizik, kimya öğrenmeye devam ederken bir mimarlık öğrencisi ise hayatında daha önce hiç karşılaşmadığı "tasarım" alanında yepyepi ufuklara yelken açar. Bu hem zevklidir hem de zorludur. Mimarlık bölümü zordur çünkü ders yükü de ağırdır. Ayrıca fiziksel olarak da yorucudur. Saatlerce masa başında elle çizim yapmak, maket yapmak, eğilip bükülmek, maket bıçağıyla kesmek-biçmek, silikon tabancasıyla uğraşmak bazen elinizi yakmak, üzerinize peligom bulaştırmak... Bu saydıklarım mimarlık, iç mimarlık, endüstriyel tasarım, şehir ve bölge planlama gibi tasarım ağırlıklı bölümlerin ilk yıllar vazgeçilmez parçalarıdır.

Mimarlık öğrencisi T cetveliyle çizim yaparken...

Öğrencilik yıllarımda genelde haftada iki gün kesin sabahlardım çünkü ne kadar vakitlice çalışırsam çalışayım yine tüm işler son dakikaya kadar bitmezdi. Mimar olmak istiyorsanız zorlu ve yorucu bir eğitim sürecinden geçeceğinizi bilmelisiniz. Proje teslimlerinde yapacağınız çizimler ve maketler yüzünden günlerce uykusuz kalacağınızı unutmayın. Bilgisayar mühendisi olan ev arkadaşım, dizi-film izlemekten yorulup  genelde gece 12-1 gibi yatardı. Ben ise her tasarım dersi öncesi yani haftada 2 kere sabah 5-6 ya kadar çizim yapardım. Bu durum bana özgü değil, tüm mimarlık fakültelerindeki öğrenciler aşağı yukarı aynı şekilde çalışır. Mimarlık ders programı çok yoğun olduğu için boş vaktiniz nadir olur. Verilen ödevleri yetiştirmek ve okulu 4 yılda bitirmek için başka çareniz yoktur. Öyle zamanlar olacaktır ki hem yorgunluktan hem de eve gidip gelmekle vakit kaybetmemek için stüdyoda uyumaya başlayacaksınız. Final zamanları yastığım ve battaniyemle okuldaki stüdyolarda uyuduğum çok olmuştur.

Stüdyoda uyuyan yorgun mimarlık öğrencisi...

Diğer bölümlerle kıyasladığımda üniversitedeki en zor bölümlerden birinin mimarlık olduğunu söyleyebilirim. Mühendis arkadaşlar bizim halimize bakıp acırlardı gerçekten. Özellikle dönem sonu proje teslim zamanları çok yorucudur. Yaklaşık 10 gün önceden çalışmaya başlarsınız ve 10 gün boyunca günlük 4-5 saat uykuyla yaşarsınız. Fakültedeki öğrencilerin yaklaşık %90'ı projeyi son gün yetiştirir. Geriye kalan %10'luk bölüm ise teslim gününden önce bitirir ki bu %10'luk grup zaten bölümdeki en yüksek notu alan öğrenciler olur genelde. Tabii tüm bu zorluklar iyi vakit geçirmenize engel değildir. Mimarlık okurken elbette rahat geçirdiğiniz zamanlar da vardır ve bol bol sosyalleşmeye vaktiniz olur. Kısacası, çalıştığınız zaman geceli gündüzlü çok çalışırsınız, eğleneceğiniz zaman da sonuna kadar eğlenirsiniz. Kendinize düzenli bir çalışma programı belirlediğinizde üstesinden gelemeyeceğiniz bölüm yoktur. Yeter ki severek ve içinizden geldiği için çalışın.

4. Mimarlıkta üniversitenin önemi nedir?

Bildiğiniz gibi üniversitenin adı sadece mimarlıkta değil her meslekte önemlidir. Çünkü bu isim sizin aldığınız eğitimin kalitesini ifade etmektedir. İş hayatına atıldığınızda üniversitenin ismi sizi sadece bir ya da iki adım ileriye veya geriye götürür diyebiliriz. İlk adımlardan sonrası sizin okulda edindiğiniz bilgi ve becerilerinizin ne kadar iyi olduğuna bağlıdır. Mimar olarak iş başvurusunu özgeçmiş ve portfolyonuzla yaparsınız. Özgeçmişin ne olduğunu herkes biliyordur. Portfolyo ise okul hayatınız boyunca yaptığınız projelerin özet bilgilerinin ve görsellerinin olduğu bir çeşit kitapçıktır. Mimarlıkta işverenler her zaman portfolyoyu incelerler ve önem verirler. Okulda yaptığınız projelerden oluşan portfolyo aslında sizin mimarlık anlayışınızı yansıtır ve bir iş başvurusunda öne geçmek için iyi bir portfolyoya sahip olmanız gerekmektedir. Portfolyonuz iyiyse (yani öğrenciyken yaptığınız projeler iyiyse) nereden mezun olursanız olun isim yapmış üniversite mezunlarının önüne geçebilirsiniz. Mimarlık bölümünün diğer güzelliği de rekabete oldukça açık bir alan olmasıdır. Her sene öğrenciler için açılan pek çok ulusal ve uluslararası mimarlık yarışmaları düzenlenmektedir. Bu yarışmalara katılmanız hatta ödüller kazanmanız, iş hayatına atıldığınızda size pek çok kapıyı açacaktır. Kısacası, üniversitenin ismi elbette önemlidir, çünkü bu aldığınız eğitimin kalitesini ifade eder. Fakat bu tek ölçüt değildir. Yaptığınız projeler, katıldığınız yarışmalar ve atölye çalışmaları yani özgeçmiş ve portfolyonuz da çok çok önemlidir. İş görüşmelerinde bu ikisi sizi herkesin önüne taşıyabileceği gibi en son sıraya da gönderebilir.

5. Mimar olmayı tavsiye ediyor musunuz?

Cevabım çok net: Hayır, tavsiye etmiyorum. Neden mimarlık okumayı tavsiye etmiyorum? Bunun birkaç sebebi var. Öncelikle, mimarlık, inşaat sektörüne bağlı ve bu sektörde mimarlar yeteri kadar değer görmüyor. Ayrıca, mimarlık ekonomik sorunlardan çok fazla etkilenen bir sektör. İş bulma veya kendi işinizi açıp iş alma ihtimaliniz tamamıyla ekonomik koşullara bağlı. Geçtiğimiz 2-3 yıl inşaat ve mimarlık sektörü için son derece durgundu. İşsiz kalan çok fazla mimar oldu. Bir diğer sebep de rekabetin çok fazla olması. Her sene yaklaşık 8000-9000 mimar mezun oluyor. 2020 itibariyle Türkiye'de Mimarlar Odası'na kayıtlı mimar sayısı 61.507. Odaya kayıt olmayan da binlerce mimar var. Hem ekonomik koşullardan çok fazla etkilenmesi hem rekabetin fazla olması hem de yeterince değer verilmemesi sebebiyle mimarlık okumayı tavsiye etmiyorum. Bunun yanında bir diğer sebep de şu ki, mimarlık kesinlikle geleceğin mesleği değil. Mimarlık, dünyanın en eski mesleklerinden biri ama geleceğin mesleği olmadığı kesin. Her ne kadar bilgisayar bilimlerinde yaşanan gelişmeler günümüz mimarlığını değiştirmeye başlamış olsa da ülke olarak mimarlık lisans eğitimimiz henüz bu gelişmeleri yeterince benimsemiş değil. Ancak yine de hesaplamalı tasarım, mimarlıkta bilişim gibi yeni alanlar mimarlığın geleceği için umut vaad ediyor denilebilir. Ama bu bahsettiğim alanlarda ilerlemek için kendinizi bilişim alanında da ciddi biçimde geliştirmeniz gerekiyor.

Mimarlığın genel olarak özeti...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...