28 Kasım 2010

ukala

bu gece uzunmuş.. ben zaten uyumam bilirsin..

bulanık zihinlere hapsolmuş yalnızlık..

biri var içimden söküp atamıyorum,
biri var bana çok uzaklarda, yaklaşamıyorum.
*
şimdi yolda olmak vardı yangın yerine doğru,
ağlayan martılarla izlemek uçuşan külleri...
ve bırakıp gitmek vardı..

27 Kasım 2010

11 Kasım 2010

üşümek üzerine

yoğun geçen tasarım günlerinin ardından bazı konuları düşünme fırsatı buldum.
sonbaharın hep yalnızlığa referans olduğunu anladım..
sert esen rüzgardan üşümediğimi anladım..
günlerce, gecelerce uyumadım, bazen günlerce aç kaldım, sabah akşam boş sokaklarda -bana doğru esen sert rüzgarlarla- dolaştım.. ama yine de üşümedim..
fırsat bulup uyuduğumda rüya içinde rüyalar gördüm, onlarca rüya iç içe geçiyordu. insanlar benim yüzümden ölüyordu.. ben rüyada acı çekiyordum ve bağırarak uyanıyordum.. dışardaki rüzgarın uğultusunu duyuyordum sürekli. yağacak yağmurların getireceği haberleri bekliyordum.

yakında yeni ve uzun bir tasarım süreci beni bekliyor. nadir uykularımda her zamanki kabuslarımla geçecek sancılı bir süreç..


hiç var olmayan bir şairin dediği gibi ; " ne kadar kalın giyinsen de üşürsün eğer için çıplaksa.."
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...