20 Kasım 2015

siya siyabend - bizon murat

Crossing the Bridge-The sound of İstanbul filminden

Sokak müziği denilince ilk akla gelen, en eski oluşumlardan biri Siya Siyabend. Eskiden İstiklal Caddesi, Tünel ve Galata civarlarında müzik yapıyorlardı. Artık onları sokaklarda göremiyoruz. Hem Beyoğlu'nda hem de Türkiye'nin farklı yerlerinde sahne alıyorlar. Fakat Bizon Murat'ı hala sokaklarda görmek mümkün, özellikle Beşiktaş çarşıda veya Kadıköy'de Moda taraflarında ona rastlayabilirsiniz. "Siya Siyabend cd'leri. Kendi müziğimi kendim satıyorum." diyerek kendi imkanlarıyla çoğalttığı cdleri satarken görebilirsiniz onu. Zaten bilenler bilir Bizon Murat'ın karakteristik sesini, bilmeyenlerin de hemen ilgisini çeker ve dönüp bakarsınız. 

Gerçek ismi Murat Serhasi Toktaş olan bu adamın müziğini yıllardır özellikle takip etmeye çalışıyorum. En son gittiğim konserlerinde gördüğüm kadarıyla performansında biraz düşüş var gibi. Özellikle internetten izlediğim eski videolar ve canlı kayıtlarla kıyasladığımda yılların getirdiği yıpranmışlığı hemen farkedebiliyorsunuz. Yine de daha uzun seneler boyunca onu dinlemek en büyük dileğim.  Bu adam bence Türkiye'nin farkına varamadığı önemli bir değer. Zaten kendisi de göz önünde olmayı sevmiyor fakat yaptığı işi ve fikirlerini keşke daha büyük kitlelere ulaştırabilse...

Fatih Akın'ın "İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek" (Crossing the Bridge-The Sound of İstanbul) belgeselinde Siya Siyabend grubu da yer almıştı. Belgeselde Bizon Murat'ın müzik endüstrisini eleştiren cümlelerini ve diğer grup üyelerinin sokağa ve sokak müziğine dair ibretlik ifadelerini tarihe not düşmek isterim:

"Bunu tercih ettiğimizi anlamıyorlar. Sokaklarda bire bir insanlara kendimizi ifade etme yolunu tercih ettiğimizi anlayamıyorlar. Çünkü anlayışları şuna müsait: kasedi çıkarıyorsun, parayı alıyorsun, bir şekilde konserleri de koyuyorsun. Ne söylersen söyle. Söylediğinin alt yapısı, mahiyeti, hiçbir şeyi olmasın! Önemli değil. Biraz güzel bir sesin var mı? Biraz da tipin kurtarıyor mu? Tamam abi, seni sunarız. Bu insanlar da yerler!"

"Ben müziğin bir şeyleri değiştirebileceğine inananlardanım. Müzik dünyayı değiştirmek için oyuncaklarımızdan sadece bir tanesi."

"Sokak hemzemin oluşundan dolayı insanı birleştirir. Hangi sınıfsal temelden olursan ol, bütün insanları aynı hizaya getirebilir. Böyle bir özelliği vardır sokağın...
Ama diğer tarafdan da sokak, aslında çok ağır bir yozlaşmadır. Buna karşı koymak... Sokağın belleğinden bahsedemeyiz yani taşın belleğinden. Erkin Koray, Ankara sokaklarından bahsederken, kaldırımlardan bahsederken bu çok romantik bir şey. Bunu yaşayan adam bilir; taşın taş olduğunu... Taş, taştır. Oraya kafayı koyduğun zaman anlarsın taşın taş olduğunu..."

"Tinercisi de gelip yanımıza oturuyor. Ordan geçen elinde laptopuyla giden insanı da yüreğinden yakalıyoruz. Onları bir arada buluşturabiliyoruz. Hatta bazen biz aradan çekilip onları baş başa bırakabiliyoruz. Onların kendileriyle bir hesapları var, görüyorlar. "

Videoyu izlemek için tıklayın.

Crossing the Bridge-The sound of İstanbul filminden

Ağrı dağından uçtum:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...